Sn. MEMDUH UZ'la, HÜSAMETTİN YALHI hakkında söyleşi

Röportaj, Memduh Uz
Değerli tarih öğretmeni Sn. TEOMAN KÖSE'nin büyük emkleri sonucu, KELKİT HAVZASI adlı Aylık Siyasi Gazete'si, 2007 yılının Şubat ayında 1. sayısıyla gündeme geldi.

Nisan 2007 tarihli 3. sayısının 2. sayfasında, ülkemizin medar-ı iftiharı, büyük iş adamlarımızdan Sn. MEMDUH UZ ile yapılan röportajı aynen alıyoruz

 

*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*

BAŞARI ÖYKÜLERİ - 3

Memduh Uz


Bu sayımızda, Yöremizden çıkan, kişiliğiyle, ekonomik ve sosyal alanlardaki faaliyetleriyle güzel bir örnek teşkil eden Memduh Uz'un başarı öyküsünü sizlerle paylaşmak istiyoruz.
 

Sayın Memduh UZ, Türk sanayi ve ekonomisine önemli katkılarda bulunan şirketlerin başında bulunan başarılı bir iş adamı.

-Sayın UZ, çocukluk yıllarından başlayarak bugüne kadar geçtiğiniz aşamaları anlatır mısınız?

    1950 yılında Koyulhisar'ın Yukarıkale köyünde doğdum. İlkokulu Yukarıkale'de bitirdim. Ortaokulu yaklaşık 10 Km. mesafedeki Koyulhisar'da okudum. O tarihlerde yazları yürüyerek gidip geliyor, kışları da yaklaşık üç ay süreyle ilçede kalıyordum.

    Yazları bağ bahçe işlerinde aileme yardımcı oluyordum. Ortaokul öğrencisiyken yazları Zara ve Hafik köylerine hayvan sırtında sebze, özellikle domates satmaya gidiyordum. Babamla veya köylülerimle yaklaşık 80-90 Km.'lik bu yollara yayan gittiğimizde 11-14 yaşlarındaydım. 

    Ortaokul bitince yatılı okullar imtihanına girdik. Kazanamayınca tek şansımız vardı; sağlık koleji ve diğer meslek okulları. Ancak onları da ben istemedim. O okullar olsa bile ailemin durumu beni şehirde okutmaya müsait değildi.

    İstanbul'a gelişimiz de bir macera oldu. O zaman babam 100 Lira verdi, 40 lirası geliş için, 20'si harçlık, 40'ı da dönüş için. Babam, "nasılsa bir-iki gün günde döner" diye düşünmüş. Burada uzaktan bir akrabamızın evine misafir oldum. Ertesi gün de dedemin Hüsamettin YALHI Bey'e yazdığı mektubu aldım, Teksan Su Sayaçları Fabrikası'na gittim. Hüsamettin Bey bizi çok iyi karşıladı ve ertesi gün işçi olarak işe başladım. Bir yıl TEKSAN'da çıraklık ve işçilik yaptım. Gayem gündüzleri çalışıp, akşamları ya Vefa Akşam Lisesi'ne veya Sultanahmet Akşam Ticaret Lisesi'ne gitmekti. Okul zamanı bir saat erken çıkmak için Hüsamettin Bey'den izin istedim. Ancak Ticaret Lisesi'ne veya normal liseye gidemeyeceğimi, Sultanahmet Endüstri Meslek Lisesi'ne gitmemi istediğini söyledi. Gündüz çalışmayacağımı, okula devam edip her ay maaşımı alacağımı söyleyerek Sultanahmet End. Mesl. Lisesi'ne kayıt ettirdi. Üç yıl benim okumamı sağladı. Tabii sömestre ve yaz tatillerinde fabrikada çalışıyordum.  

     Bu arada işe girdiğimde 14 yaşında, ilk bir yıl bekâr odasında kaldım. İkinci yılda ailemi de İstanbul'a getirdim ve bir gecekondu yaptık. Liseyi bitirdiğimde Bayrampaşa'da iki odalı bir gecekondu sahibiydik. Dört kardeş ve annem, babam artık İstanbullu olmuştuk.

    Liseden sonra üniversite imtihanına girdim, Elazığ Mühendislik İnşaat mühendisliğini kazandım. Tabii üniversite kazandığımız için çok sevinçliydik. Yine TEKSAN Su Sayaçları Fabrikası'na, Hüsamettin Bey'e sevincimi paylaşmaya gittim. Kendisine "Beybaba" derdik. Beybaba, Elazığ'a gidemeyeceğimi, İstanbul'da kalmam gerektiğini söyledi.

    İstanbul Devlet Mimarlık ve Mühendislik Akademisi'ne bağlı (Bugünkü Yıldız Teknik Üniversitesi) Akşam Makine Bölümüne girdim. Yine gündüzleri fabrikada çalışarak akşamları üniversiteye devam ettim.

- İlk işinizi ne zaman ve nasıl kurdunuz?

    1970'de 1. sene sonunda Hüsamettin Bey'den müsaade alarak akrabalarımızdan Rahmetli Cemil Odyakmaz'ın oğlu Orhan Odyakmaz ile kalıp üzerine küçük bir işyeri açtık. Tabii burayı açarken de Hüsamettin Bey'in maddî ve manevî destekleri oldu. Ancak bir şanssızlığımız oldu, 12 Mart Muhtırası olunca kriz nedeniyle işyerini kapatmak zorunda kaldık. Altı ay kadar bazı arkadaşların işyerlerinde çalıştıktan sonra tekrar kendi adıma işyeri açtım. Bu arada kardeşlerimin eli de ekmek tutar hale gelmişti. Üç kardeş, ilk firmamız TEK-MAK'ı 1971'de kurduk.

    Bu arada üniversiteye devam etmekteydim. İlk firmamı kurduğumda ben 20, kardeşlerim de 16 ve 15 yaşlarındaydık. Bu firmamız halen devam etmektedir ve kardeşim Enis UZ  işletmektedir.

    Henüz öğrenciyken evlendim. 1975 yılında kendi işyerimizin binasını yaptık. Bu arada II. firma olarak Uzay Makina A.Ş.'yi kurduk. Bu kuruluşa yine dayım H. Mustafa Aydoğdu, kardeşlerim ve yanımda çırak olarak işe başlayan ustalardan Fikret Hayran katıldılar. Bu firmamızın faaliyet konusu metal kesen testere tezgâhlarıdır. Türkiye'de bu konuda faaliyet gösteren firmalardan biri olduk.

    80'li yıllara gelindiğinde üretmiş olduğumuz makinaları pazarlamak için 3. firmamızı kurduk. Bu firmamızla takım tezgâhları pazarlama işine girdik. Tabii bu kuruluşlar ve yapılan işler bir aile içersindeki ve akrabalarla işbirliği ve güç birliği ile oluştu. Herhangi bir kişiler ve kurumlardan maddi destek görmeden 90'lı yıllara gelindiğinde kurmuş olduğumuz bu üç firma da alanında Türkiye genelinde söz sahibi haline geldi.

    1993 yılında ayrı bir sektör olan tekstile girdik. 1999'a kadar firma sayımız 10'un üzerindeydi. Hepsi de kendi alanlarında söz sahibi firmalar oldu. 2007'ye gelindiğinde mevcut firmalarımız belli konumlara gelmiştir. Firmalarımızın başlarında ve yönetimlerinde II. nesil yer almaya başlamıştır.

-Başarıya giden yol sizce nedir?

    Bu noktaya gelinmesinin en büyük sebebi ve avantajı güç birliği ve iş birliğidir. Şahsi görüşüm: "Sen-Ben" demeden, güçleri birleştirip, olayları kişiselleştirmeden büyümek ve birbirilerimize destek olmak en büyük idealimiz olmalıdır.

-Ne kadar insana iş imkânı sağlıyorsunuz?

    Yaklaşık 250 çalışanımız var. Bu Uzay Makina, Uz-Tes, Uzer Brode, Uzay Avrupa ve diğer firmalarımızdakilerin toplamı.

-Ürünlerinizi nerelere satıyorsunuz?

    Ürettiğimiz makinaların %60'ı yurtdışı, %40'ı Türkiye pazarı için yapılmaktadır. "UZAY" Markası, konusunda dünyanın ilk 10'u içindedir. Hedefimiz önümüzdeki ilk 5 yıl içinde ilk 5'e çekmektir. "UZAY" bizim değil, Koyulhisarlıların ve Sivaslıların markası haline gelmiştir. Bundan da biz gurur duyarız. Bunların temelinde Bey Baba'nın (Hüsamettin Yalhı'nın) elimizden tutuşu, maddi ve manevi destekleri apayrı bir yer tutar. Kendisini her zaman rahmetle ve şükranla anıyorum.

-Sosyal alanda da birçok faaliyetiniz olduğunu biliyoruz.

     3 çocuk babasıyım. Koyulhisar Derneğinde ve Vakfın kuruluşunda görev aldım. Sivas Kültür Derneği'nin 4 yıl başkanlığını yaptım. Sivas İş Adamları Derneği'nin kurucu üyesiyim. KOBİ derneği olan Kosid'in ilk kurucu başkanıyım. BAKSAV (Bakırcılar Sanayi Vakfı)'nın Mütevelli Heyeti Başkanıyım. Bakırcılar Kooperatifi YBeylikdönetim Kurulu Başkanlığını yapıyorum. İstanbul Avrupa Yakası Beylikdüzü Organize Sanayi Bölgesi Kurucu üyesi ve Yönetim Kurulu Başkanlığını yapıyorum. Bu kuruluşun yaklaşık 25.000 çalışanı ve 1.000'in üzerinde iş yeri var. Sanayi vakfımız eğitime önem veriyor ve bölgede çalışan insanların çocuklarına burs veriyor.

    Gönül ister ki kendi yöremizde işyeri kuralım ve üretim yapalım. Ancak Koyulhisar'ın bulunduğu coğrafi konum gereği sanayi ile ilgili üretim yapmakta zorluklar bulunmakta. İleriki dönemde bunların da aşılacağına inanıyorum.

*-*-*-*-*-*
 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !